```php ``` Nüfus Açığı… İşgal Yönetiminin Kudüs’teki Irkçı Politikalarını Ortaya Koyan Rapor - Kudüste Bugün

Written by Görüş

Nüfus Açığı… İşgal Yönetiminin Kudüs’teki Irkçı Politikalarını Ortaya Koyan Rapor

İsrailli insan hakları örgütü Bimkom, işgal altındaki Kudüs’te Filistinlilere yönelik planlı ayrımcılık politikalarında ciddi bir artış olduğunu ortaya koymuştur. Örgüt tarafından yayınlanan bir açıklamada, 2025 yılında İsrail planlama kurumlarının (planlama ve imar işlerini yönetme ve düzenleme yetkisine sahip devlet kurumları ve organlarının) şehirde Filistinliler için yalnızca yaklaşık 600 konut biriminin inşasına onay verdiği, buna karşılık Yahudiler için ise yaklaşık 9 bin konut biriminin inşasının onaylandığı belirtilmiştir. Bu rakamlar, nüfusun yaklaşık %40’ını oluşturan Filistinlilerin geçen yıl onaylanan konut birimlerinin toplamı içindeki payının %7’yi geçmediğini göstermektedir. Ayrıca, bugün şehirde mevcut olan toplam konut birimlerinin yalnızca %26’sından yararlanabilmektedirler.

Veriler, bir önceki yıl olan 2024 ile karşılaştırıldığında durumun daha da kötüleştiğini göstermektedir. O dönemde Filistin mahallelerinde yaklaşık 2.000 konut biriminin inşası onaylanırken, Yahudi mahallelerinde ise yaklaşık 15.700 konut birimi onaylanmıştır. Bunların arasında 1967’de işgal edilen topraklarda onaylanan yaklaşık 5.700 konut birimi de bulunmaktadır.

Irkçı Planlama Politikaları

2024 yılında Filistinlilere tahsis edilen konutların oranı %15’i geçmezken, 2025 yılında onaylanan konut sayısında yaklaşık %70’lik keskin bir düşüş yaşanmıştır.

Örgüte göre, bu veriler Kudüs’ün doğusundaki Filistinliler için kentsel planlamanın giderek artan bir şekilde dondurulmuş olduğunu yansıtmaktadır. Buna paralel olarak, yerleşim yerleri de dahil olmak üzere şehrin çeşitli bölgelerinde yerleşim inşaatları ve Yahudi genişlemesi büyük ölçüde hız kazanmıştır.

Örgüt, bunun başlıca nedenlerinden birinin, inşaat planlarının onaylanması ve ruhsatların verilmesi için arazi mülkiyetinin kanıtlanmasına ilişkin prosedürlerin sıkılaştırılması olduğunu ifade etmiştir. Bu politika, arazilerin çoğunun halen tapu sicilinde resmi olarak kayıtlı olmadığı Kudüs’te özellikle Filistinli halkı etkilemektedir. Yine bu bağlamda örgüt, Filistinliler için imar planlarının dondurulması ile Kudüs’ün doğusundaki arazi düzenleme işlemlerinin yeniden başlatılması arasında doğrudan bir bağlantı olduğuna dikkat çekmiştir. Filistinliler bu süreci reddetse de, İsrail hükûmeti 1967’den beri kayıt işlemleri tamamlanmamış arazilerin mülkiyetini düzenleyip kayda geçirmeye devam etmektedir.

Sadece %1’i Filistinliler Lehine

2018 yılında yaklaşık 9 bin dönüm için tapu düzenleme işlemleri başlatılmıştır. Ancak şu ana kadar işlemleri tamamlanan yaklaşık 2300 dönümün sadece %1’i Filistinli sahipleri adına tescil edilmiştir.

Buna karşılık, Bimkom’a göre, “Arazilerin yaklaşık %82’si devlet, Kudüs Belediyesi ve çeşitli kamu kurumları adına kayıtlıyken, %13’lük bir kısmı ise özel Yahudi kuruluşlar veya yerleşim projeleriyle bağlantılı kurumlar adına kayıtlıdır ya da tahsis edilmiştir.”

Örgüte göre, imar işlemlerine tabi tutulan arazilerin çoğu Kudüs’ün doğusundaki yeni yerleşim yerleri kurmak için kullanılmakta veya bu amaçla tahsis edilmektedir. Şu anda yaklaşık 20 bin konut biriminden oluşan 8 yeni yerleşim biriminin kurulması için çalışmalar sürmekte ve bunların büyük bir kısmı, uzlaşma işlemlerine tabi tutulmuş ve devlet ya da Yahudi kuruluşlar adına kayıtlı araziler üzerinde planlanmaktadır.

Açıklamada, Bimkom’da çalışan mimar Sari Kronish’e atfedilen bir ifade yer almıştır. Kronish, “Kudüs’teki planlama politikaları, şehrin demografik ve siyasi mühendisliğinin merkezi bir aracı haline gelmiştir. Bu veriler, Yahudiler ve yerleşim yerleri lehine kalkınmayı hızlandıran, aynı zamanda Filistinlilerin nesillerdir yaşadıkları şehirde inşaat yapmalarını, gelişmelerini ve geleceklerini güvence altına almalarını sistematik olarak engelleyen bir politikayı ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullanmıştır.

Ayrıca devletin Yeşil Hat’ın gerisinde (yerleşim yerlerinde) binlerce konut birimi inşa ederken, Filistinlilerin ise temel barınma haklarını kullanmalarını engelleyen neredeyse aşılmaz engeller koyarken, yaşananların artık sadece planlama konusundaki bir ayrımcılık olmadığını, Filistinlileri dışlayarak ve topraklarından mahrum bırakarak Kudüs’ü yeniden şekillendirmeyi amaçlayan açık bir politika olduğunu ifade etmektedir.

Kudüs’teki Arazi Düzenlemelerinin 2029 Yılına Kadar Tamamlanması

İşgal hükûmetinin geçtiğimiz Şubat ayı başında, Kudüs’teki tüm arazilerin 2029 yılı sonuna kadar tapu siciline kaydedilmesini öngören bir karar aldığı hatırlanmaktadır. İsrailli insan hakları örgütü Ir Amim, bu adımın “uluslararası hukuka göre işgal altında olan ve İsrail hukukunun egemenliği altında olmayan Kudüs’ün doğusunun üzerinde İsrail hukukunu ve kontrolünü fiilen pekiştirdiğini” belirtmiştir.

İsrail hükûmetinin aldığı karar uyarınca, işgal altındaki Kudüs’te 2018 yılından beri işgal devletinin çıkarlarına hizmet etmek ve şehirdeki yerleşim projesini genişletmek amacıyla kullanılan arazi düzenleme mekanizmasının bütçesi (yaklaşık 10 milyon dolar), insan kaynakları ve yetkileri artırılacaktır. Örgüt, uzlaşma mekanizmasının yetkilerinin genişletilmesinin Filistinli toplulukların yerinden edilmesine, topraklarının ve evlerinin büyük ölçüde kaybına yol açacağını belirtmiştir.

Kudüs sakinlerinin çoğu, ilgili İsrail makamlarında inşaat ruhsatı işlemlerini tamamlayamamaktadır. Çünkü Ürdün hükûmeti tarafından başlatılan arazi tescil işlemleri, 1967’de şehrin işgal edilmesinden sonra durdurulmuştur. Uzmanlar, arazilerin yalnızca %5 ila %10’unun tapuya kaydedildiğini tahmin etmektedir.

Kayıtların dondurulması, mülkiyetlerin parçalanmasına ve sahiplerinin Kudüs içinde ve dışında dağılmasına yol açmıştır. Bu da, Filistinliler için kendi toprakları üzerindeki haklarını kanıtlamak amacıyla (İsrail’in bakış açısına göre) geçerli tapu belgelerini temin etmelerinin neredeyse imkansız hale gelmesi anlamına gelmektedir.

 

 

Bu yazı Al- Jazeera tarafından hazırlanmıştır, çevirisi Kudüs’te Bugün ekibi tarafından yapılmıştır.