```php ``` İnfografik: Kudüs’te Liderlerin ve Alimlerin Naaşlarının Yer Aldığı Bir Mezarlığın Peşinde Olan Yerleşim Projesi - Kudüste Bugün

Written by Görüş

İnfografik: Kudüs’te Liderlerin ve Alimlerin Naaşlarının Yer Aldığı Bir Mezarlığın Peşinde Olan Yerleşim Projesi

Yabancılar tarafından dikilen ağaçların altında ve İsrail işgal makamlarının Bağımsızlık Parkı adını verdiği yeşil alanlarda, Kudüs şehrinin İslam tarihinin tabakaları yatmaktadır. Burada, 9 yüzyılı aşkın bir süredir şehrin çok sayıda mücahidi, alimi, fakihi, edebiyatçısı, önde gelen şahsiyeti ve hükümdarının naaşlarına ev sahipliği yapan Ma’menullah Mezarlığı uzanmaktadır.

Kudüslüler, 7 Mayıs Perşembe günü, bölgenin çitle çevrilmesi ve işgal belediyesi tarafından 80 milyon şekel (yaklaşık 27,5 milyon dolar) bütçeli yeni bir “geliştirme” projesine işaret eden tabelaların yerleştirilmesiyle şaşkına döndü. Bu durum, gölet ve tarihi mezarlığın akıbeti ile bu yerlerin özgün yapılarının ve kimliklerinin yok edilmesine maruz kalması konusundaki tartışmayı yeniden gündeme getirmiştir.

Belediyeye göre, çalışmalar su ve kanalizasyon altyapısının titiz bir şekilde iyileştirilmesi, gelişmiş sulama sistemlerinin kurulması, geniş çaplı yeşil alan düzenlemeleri, bitki örtüsünün yenilenmesi ve yeni bitkilerin dikilmesinin yanı sıra duvar ve zeminlerin iyileştirilmesi ile yenilikçi aydınlatma ve ses sistemlerinin kurulmasını kapsamaktadır. Uzmanlara göre, tüm bu çalışmalar Müslüman mezarlarının kalıntıları üzerinde gerçekleştirilmektedir.

Mekanın tarihsel kullanımının göz ardı edilmesi

Yerleşimcilerin el atmadığı kalan mezarları görmezden gelen belediye web sitesi, Belediye Başkanı Moshe Leon’un şu sözlerini aktarmaktadır: “Bağımsızlık Parkı, şehrin en önemli ve en sevilen simgelerinden biridir. Yeni proje, şehrin akciğerlerini koruyacak, canlı bir kültür ve eğlence merkezi olarak güçlendirecektir.”

Konuşmasında, “Kudüs sakinleri ve ziyaretçiler, kentin doğasının güzelliği ile eşsiz yaşam kalitesini bir araya getiren, yenilenmiş tarihi bir parkın keyfini çıkaracaklardır” diyerek, mezarlık yerine parka tarihsel bir nitelik atfetmeye özen göstermiştir.

Aljazeera.net’e verdiği röportajda Kudüs tarihi araştırmacısı İhab El-Cellad, burayı tarihi bir park olarak tanımlayan anlatıyı çürütürken, mezarlığın bölgedeki suyun biriktiği büyük bir göletten esinlenilerek “Ma’menullah” veya ‘Mamilla’ olarak adlandırıldığını açıklamıştır. Zamanla bu yer “Ma’ Mine’llah ” (Allah’tan gelen su) anlamına gelen “Ma’minallah” olarak anılmaya başlanmıştır. Daha sonra bu isim 20. yüzyılın başında Yüksek İslam Konseyi tarafından “Ma’menullah” olarak değiştirilmiştir.

Kudüslü araştırmacı, başka bir rivayete göre “Mamilla”nın, o bölgede bir Bizans kilisesi inşa eden bir azizenin adı olduğunu, daha sonra Perslerin bu kiliseyi yıktığını ve ölenlerin cesetlerini kilise içinde bulunan bir gölete attığını ifade etmiştir.

İslami Gölet

Her halükarda, El-Cellad, araştırmacıların yeni imar projesinin hedeflediği alanda bulunan göletin, yapıldığı kayaların ve küçük taşların yapısına dayanarak İslam dönemine ait olduğunu kesin olarak belirttiklerini vurgulamaktadır.

Bu gölet, eskiden Eski Şehir sakinlerine su sağlaması nedeniyle tarihi bir öneme sahiptir. Araştırmacı, bu göletin, Kudüs’ün güneyindeki El-Arrub ve Süleyman Göleti’nden su taşıyan El-Sebil Kanalı’ndan beslendiğini, suyun Eski Şehir’e yakın bu göletten çıkıp el-Halil Kapısı yönünden girerek Han El-Ekbat’taki Patrik Göleti”ne aktığını açıklamıştır.

Araştırmacıya göre, yeni projenin tehlikesi, göletin çevresindeki tarihi mezarlara her yönden zarar verecek olması ve dolayısıyla bir arkeolojik eseri tahrip edecek olmasıdır. İnsanların buraya gelmesinin mezarlara zarar vereceğini ve bu kişilerin belirlenen yürüyüş yollarına uymayacağını vurgulayarak, ağaçların ve çimlerin ekildiği tüm alanın eskiden mezarlarla dolu olduğunu ifade etmiştir.

Belediyenin bu projeyi tamamlamak için on milyonlarca şekel harcamasıyla ilgili olarak El-Cellad, amacın hizmet götürmek olmadığını, çünkü o bölgede hiç bir şehir sakininin bulunmadığını belirtmektedir: “Burası konut bölgesi değil, ticari bir bölgedir. Bu devasa bütçenin, hizmetten, otoparklardan ve uygun caddelerden yoksun Doğu Kudüs’teki yoksul mahallelerin geliştirilmesine harcanması daha yerinde olurdu.”

El-Cellad, “Göletin çevresindeki mezarların şu anda tehlike altında olduğunu” vurgulamış ve “kısa bir süre önce bölgeyi ziyaret ettiğinde çevresindeki otların aşırı derecede büyüdüğünü fark ettiğini, dolayısıyla göletin değerlendirilmesi ve geliştirilmesi konusundaki tartışmalar sürerken bu durumun olduğu gibi kalmayacağını” belirtmiştir.

Tüm mezarlar hedef alınıyor

Kudüs uzmanı akademisyen Cemal Amr ise, İsrail’in Kudüs şehri içinde ve dışında bulunan Müslüman mezarlıklarını hedef alma yaklaşımının açık olduğunu belirterek, saldırıların “şehrin tüm mezarlıklarını etkilediğini” vurgulamıştır.

Aljazeera.net’e verdiği demeçte, bu yaklaşımın ya mezarları kazarak ölülere saygısızlık etmek ya da kalıntıları üzerine müzeler ya da parklar inşa etmek şeklinde kendini gösterdiğini belirtmiştir. “Bağımsızlık Parkı bölgesinde dolaşanlar, akşamları burayı ziyaret edenlerin, kalan mezarların etrafını çevreleyen pislik içinde köpekleriyle birlikte gezintiye çıkan eşcinseller olduğunu fark edeceklerdir.”

Kudüslü araştırmacı, işgal makamlarının buradaki mezarların çoğunu kazıp yok etmekle yetinmediğini, kalanları da ortadan kaldırmaya çalıştığını eklemektedir. Bu Müslüman mezarlığı, burada gömülü olanların naaşlarıyla, kanalizasyon hatlarını da içeren mimari detaylar ve altyapı çalışmalarına yer açmak zorunda kalmaktadır.

Sözlerine “İsrail’deki müzeler ve parklar, ancak Müslümanların cesetleri ve kafataslarının üzerinde yer bulabilmektedir. Büyük projelerin ve önemli caddelerin planlarının ya da güzergâhlarının, üzerinde bir Yahudi mezarı olma ihtimalinden dolayı değiştirildiğini yakinen bilmekteyiz. Bu durum Mısır, Almanya, Tunus vb. ülkelerde de yaşanmıştır” diyerek devam etmiştir.

Kudüs’teki statükoyla ilgili olarak Amr, Müslüman mezarlıklarının alanlarının sürekli olarak daraltılmasına, kuşatılmasına ve ihlal edilmesine karşın, Yahudi mezarlıklarının alanlarının iki katına çıkarılmasına ve Eski Şehir’e yakın Zeytin Dağı Mezarlığı’nda olduğu gibi bu mezarlıklar lehine daha fazla araziye el koyulmasına dikkati çekmiştir.

 

Ma’menullah Mezarlığı’na genel bir bakış

Eski Şehir’in batısında, Kudüs’ün 1948’de işgal edilen bölgesinde, Eski Şehir’in batı surlarındaki kapılardan biri olan  el-Halil Kapısı’ndan 2 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. El-Cellad’a göre alanı 168 dönüm olarak tahmin edilmektedir. Kudüs’ün en eski, en geniş ve en meşhur mezarlığıdır.

İngiliz mandası döneminde, vakıf arazisinin bir kısmı üzerine inşa edilmiş olan vakıf binası ve Cebaliye Mezarlığı hariç tutulduğunda, arazinin yüz ölçümü yaklaşık 137,5 dönümdür. Burada, 636 yılında Kudüs’ün Müslümanlar tarafından fethinden bu yana gömülen pek çok lider, şehit ve tabiinin naaşları ve türbeleri bulunmaktadır. Osmanlı döneminin sonlarında bir surla çevrilmiş ve Müslümanlar 1927 yılına kadar buraya ölülerini gömmeye devam etmişlerdir. Ancak mezarlığın aşırı kalabalıklaşması ve yerleşimin buraya yaklaşması nedeniyle, ölülerin buraya gömülmesi yasaklanmıştır.

 

Burada gömülü şahsiyetler

Kudüs tarihçisi Arif El-Arif’e göre, Ma’menullah Mezarlığı’na gömülen en önemli şahsiyetlerden bazıları şunlardır:

Emir Alaaddin Aydoğdu, 1288 yılında vefat eden bir Memluklu emiridir.

Hicri 728 (Miladi 1327) yılında vefat eden Şehabeddin b. Cebbara el-Makdisi el-Nahvi.

Fakih Ziyauddin Ebu İsa el-Hakkari, Selahaddin-i Eyyubi’nin yakın danışmanı. Hicri 585 (Miladi 1189) yılında vefat etmiştir.

Başkadı Burhaneddin İbrahim b. Abdullah b. Cemaat el-Kenani el-Şafii, Memluklu hükümdarı Eşref İnal döneminde Kudüs başkadılığı görevini yürütmüş ve Hicri 872 (Miladi 1467) yılında vefat etmiştir.

Şihabuddin Ahmed, namı diğer İbnu’l Hâim. Matematik biliminin önde gelen isimlerinden biridir ve Hicri 815 (Miladi 1412) yılında vefat etmiştir.

Şeyh Ahmed b. Ali b. Yus el-Dacani, Hicri 969 (Miladi 1561) yılında vefat etmiştir.

Mezarlığa yapılan saldırıların zaman çizelgesi

1933: İngiliz mandası döneminde mezarlığın bir kısmının konut, bir kısmının ticari alan ve bir kısmının da park olarak ayrılmasına yönelik planlar hazırlanmıştır. Ancak bu planlar İsrail işgali döneminde hayata geçirilebilmiştir.

1967: İsrail işgal güçleri, mezarları yıkıp kemikleri kazdıktan sonra, yerine ağaç ve çim dikerek ve bazı bölümlerine yollar açarak, mezarlığın büyük bir kısmını Bağımsızlık Parkı adını taşıyan bir parka dönüştürmüştür.

1985: İsrail Ulaştırma Bakanlığı, mezarlığın büyük bir bölümüne bir otopark inşa etmiştir.

1985–1987 arası: Kanalizasyon şebekesinin genişletilmesi ve otoparkın büyütülmesi amacıyla yapılan kazı çalışmaları sırasında onlarca mezar tahrip edilmiş ve ölülerin kemikleri etrafa saçılmıştır.

2002: İşgal yönetimi, mezarlık bölgesinde bir İsrail mahkeme binası inşa etme niyetini açıklamıştır.

2004: Kudüs’te İnsani Onur Merkezi ve Hoşgörü Müzesi adını taşıyan tesislerin kurulmasına yönelik bir plan açıklamıştır. İsrail Yüksek Mahkemesi ise 2008 yılında, bu tesislerin Me’munullah Mezarlığı’nın kalıntıları üzerine inşa edilmesine izin veren bir karar almıştır.

2025: Mezarlıkların %5’inden azı kalmıştır. Kalan alanın yaklaşık 19 dönüm olduğu tahmin edilmektedir ve bu, orijinal alanının yaklaşık sekizde birine tekabül etmektedir.

 

 

Bu yazı el- Cezira tarafından hazırlanmıştır, çevirisi Kudüs’te Bugün ekibi tarafından yapılmıştır.