Written by Görüş

Amerikan Çevre Yolu… Kudüs’ün İzole Edilmesini Amaçlayan Yerleşim Kuşağı

Amerikan Çevre Yolu, yerleşimcilerin hareketini kolaylaştırmak ve Kudüs’ün güney, doğu ve kuzeydoğusundaki yasa dışı yerleşimleri birbirine bağlamak için tasarlanmış büyük bir otoyoldur. Amerikan Çevre Yolu projesi Kudüs’ün güneydoğu kesiminde yer almakta ve yaklaşık 382 dönümlük bir alanı kaplamaktadır. Proje, Filistin mahallelerinden geçerek şehrin doğusundaki el-Zaim kontrol noktasına ulaşmaktadır.

Yol, tünel ve köprü ağının yanı sıra büyük konut, ticarethane ve endüstri tesislerinin inşasını da içermektedir. Çalışmalar, İsrail işgal hükûmeti ile ABD yönetiminin doğrudan desteğiyle üç aşamada yürütülmektedir.

Bu proje, şehri yerleşim yerleriyle çevrelemek ve çevresi üzerindeki kontrolünü güçlendirmek amacıyla hazırlanan “Doğu Kuşağı” planının merkezi bir halkasını oluşturmaktadır.

Amerikan Çevre Yolu projesi yaklaşık 382 dönümlük bir alanı kapsamaktadır ve siyasi, demografik ve ekonomik etkileri göz önüne alındığında, işgal yönetiminin Kudüs’ün doğusunda uygulamaya koymak istediği en büyük altyapı projelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Projenin Bileşenleri

Proje, konut, ticari, endüstriyel ve hizmet kullanım alanlarının entegre bir karışımının aşağıdaki şekilde inşa edilmesini içermektedir:

  • Toplam 75.698 metrekare alanda 713 konut biriminin inşası.
  • 48.625 metrekare alana sahip ticari tesis inşası.
  • Toplam 30.000 metrekare alana sahip 570 otel odasının inşası.
  • 32.405 metrekarelik bir alanda (okul, sağlık merkezi ve hizmet merkezi gibi) kamu tesislerinin inşası.
  • Toplam 155.900 metrekare alan sahip sanayi bölgelerinin inşası.

 

Demografik Değişim

İşgal belediyesi, bu projeyi Kudüs’ün doğusundaki mahallelerde “kentleşme ve kalkınma” kisvesi altında teşvik etmiştir. Ancak aslında bölgede yeni demografik ve coğrafi gerçeklikleri dayatmayı amaçlamaktadır. Bu plan çerçevesinde:

  • Arazinin sadece %20’si konut inşaatı için tahsis edilmiş olup, bu durum Filistinlilerin yayılma olasılığını sınırlandırmakta ve diğer sektörlerde yoğun inşaat faaliyetleriyle İsrail’in kontrolünü artırmaktadır.
  • Proje kapsamında, yapımı planlanan yol boyunca 3 kilometrelik bir kentsel genişleme alanı oluşturulacaktır ve binaların maksimum yüksekliği sekiz kat olarak belirlenmiştir.
  • Projedeki yeni inşaatların toplam alanı, konut, ticarethane ve endüstriyel binalar arasında bölünmüş olarak yaklaşık 325.000 metrekaredir.

Çevre Yolunun Yapısı ve Boyutları

Amerikan Çevre Yolu 32 metre genişliğindedir ve işgal yönetiminin planlarına hizmet eden önemli bir ulaşım arterine dönüştürülmesi yönündeki uzun vadeli vizyonun bir parçası olarak hafif raylı sistem hattı için uygundur.

Ayrıca yolun iki tarafında 40 metre ticari ve endüstriyel alanlar için ayrılmıştır. Bu, işgal belediyesinin bu bölgeyi öncelikle yerleşim yerlerine hizmet eden ve Kudüs’ün batısında kentsel dokusuna entegrasyonunu artıran bir ekonomik merkez haline getirme yönelimini yansıtmaktadır.

Tehlike, planın, dikey inşaatı teşvik etmesi ve Filistinlilere ait mevcut evlerin ayrım gözetmeksizin yıkılmasıyla birlikte, yerli halkı dikkate almadan projenin uygulanmasının önünü açmasında yatmaktadır.

Bu yol, Kudüs çevresindeki yerleşim yerlerini birbirine bağlamak ve işgal yönetiminin coğrafi etkisini Filistinlilerin aleyhine olacak şekilde genişletmek için stratejik bir araç haline gelirken, Arap mahallelerine yönelik baskıyı artırarak bu mahallelerin şehir içinde doğal yayılımını engellemektedir.

 

Konumu

Amerikan Çevre Yolu projesi Kudüs’ün güneydoğu kesiminde yer almakta olup, Beytüllahim yakınlarındaki Mazmoria kontrol noktasından başlayarak Um Tuba, Sur Bahir, Şeyh Sa’d, Cebel el-Mukabir ve Silvan gibi Filistin mahallelerinden geçerek şehrin doğusundaki el-Zaim kontrol noktasına kadar uzanmaktadır.

Proje, Kudüs’ün doğusunu çevreleyen yerleşim yerlerini birbirine bağlamayı, şehri güney ve doğudaki Filistin topraklarından ayıran bir yerleşim kuşağı oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu, işgal yönetiminin genişleme ve ilhak hedeflerine hizmet eden geniş stratejik planın bir parçasıdır.

Amerikan Çevre Yolu Projesi Zaman Çizelgesi

Mimar Henry Kendall, Ürdün yönetimi döneminde 1948’deki Nekbe’nin ardından işgal edilen el-Halil Caddesi’ne alternatif olarak Beytüllahim, el-Halil ve Kudüs’ü birbirine bağlayan bir otoyol tasarlamıştır.

Projenin uygulanmasına yönelik ilk adım 1966 yılında ABD hükûmetinin finansal desteği ile atılmış ve bu nedenle proje daha sonra “Amerikan Caddesi” olarak adlandırılmıştır. 1967’deki yenilgi ve Kudüs’ün işgalinden sonra inşaat çalışmaları durdurulmuş, ancak proje rafa kaldırılmamış, aksine İsrail’in planlarının bir parçası olarak kalmıştır. Cadde, 1996 yılında Arap el-Savahira bölgesinin yapısal planına bu kez kırsalda yaşayan topluluklara hizmet verecek olan bir cadde olarak yeniden dahil edilmiştir.

2001 yılında, işgal belediyesine bağlı Belediye Planlama ve İnşaat Komisyonu, proje için ilk ayrıntılı planı onaylamıştır. Bu plana göre İsrail, Kudüs’te yaklaşık 1.070 dönüm araziye el koymuş ve çok sayıda ev ve ticarethaneyi yıkıp diğer mülk sahiplerini tahliye ile tehdit etmiştir.

 

Projenin Uygulama Aşamaları

Amerikan Caddesi, Kudüs’ün güneydoğu kesiminde inşa edilmektedir. Bu adım, Kudüs’ü güneyindeki Filistin köy ve kasabalarından, özellikle de Beytüllahim ve çevresinden neredeyse tamamen izole etmeyi amaçlamaktadır. Proje, toplam uzunluğu yaklaşık 12 kilometre olan üç aşamaya ayrılmıştır:

  • 1. Aşama: Sur Bahir/Um Tuba/Şeyh Saad Bölümü

Filistin’in el-Nu’man ve el-Has köylerinin yakınında bulunan Mazmoria kontrol noktasından başlamakta ve Sur Bahir ve Um Tuba köylerinin topraklarından geçerek Şeyh Saad mahallesine kadar uzanmaktadır.

Bu aşama, Um Tuba, Sur Bahir ve Şeyh Saad köylerinden geçen Amerikan Caddesi projesinin ilk bölümüdür. Bu bölümdeki çalışmalar, Şeyh Saad’dan Cebel el-Mukabir’e uzanan ikinci bölümün hayata geçirilmesiyle eş zamanlı olarak başlamıştır.

Bu bölümün maliyeti yaklaşık bir milyar şekel (1 ABD doları 3,36 şekele eşittir) olarak tahmin edilmektedir ve 2019 yılında ABD’nin Yüzyılın Anlaşması olarak bilinen siyasi açıklamasından bu yana inşası önemli ölçüde hızlanmıştır.

“Güney Amerika Otoyolu” olarak bilinen Doğu Çevre Yolu’nun güney kesimi, projenin ilk bölümündeki büyük köprünün inşaatının tamamlanmasının ardından 2020 yılında trafiğe açılmıştır. Bu yol, Har Homa yerleşim yeri de dahil olmak üzere Kudüs’ün güneyindeki yerleşim yerlerini yeni Doğu Çevre Yoluna bağlayarak Kudüs’ün batısına erişimi kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.

Yol, Kudüs’ün doğusunun doğu tarafından geçecek şekilde tasarlanmış olup, çoğunlukla yerleşimciler tarafından Beytüllahim, Ma’ale Adumim yerleşimi, Kudüs’ün kuzeyi ve Ramallah’ın doğusu arasında seyahat etmek için kullanılmaktadır. Filistin halkı ise, yolun Kudüs topraklarından geçtiği ve erişimin askeri kontrol noktaları tarafından kontrol edildiği, ayrım duvarının sınırları içinde yaşayan Kudüslüler hariç olmak üzere bu yolu kullanamayacaktır.

16 Mart 2022’de işgal yönetimi, Sur Bahir ve Cebel el-Mukabir ile Şeyh Saad’ı ayıran dikenli tel çitin yerine beton bir duvar inşa etmiştir. Bu hamle, işgal yönetiminin, ABD yönetiminin doğrudan desteğiyle, “Yüzyılın Anlaşması” vizyonu doğrultusunda, sahada yeni gerçeklikleri dayatma, ilhak ve genişleme sürecini hızlandırma konusundaki ısrarını yansıtmaktadır.

Bu bölümün en büyük tehlikesi, Sur Bahir’de yaşayan yaklaşık 6.000 Filistin vatandaşını kendi köylerinden izole etmesi ve işgal belediyesinin sınırları dışında A ve B bölgelerinde bulunan 4.000 dönümden fazla arazilerine erişimlerini engellemesidir.

  • 2. Aşama: Şeyh Saad/ Cebel el-Mukabir/ Ayn el-Luze/ Silvan Bölümü

Bu bölüm, 1994 yılında yeniden başlatılan yerleşim projesinin temel bir parçasıdır. Bu aşamadaki inşaat çalışmaları Mayıs 2016’da başlamış olup, Şeyh Saad bölgesinden Cebel el-Mukabir mahallelerine (Uveysat, Beşir, Şukayrat ve Ca’afira) ve Silvan’daki Ayn el-Luze bölgesine kadar uzanmaktadır.

Bu aşama yaklaşık 400 dönümlük bir alanı kapsamaktadır ve bunun 350 dönümü otel, ticari ve endüstriyel tesisler, demiryolları ve karayolu ağı gibi büyük altyapı projelerinin inşası için ayrılmıştır.

Plana göre, ticari projeler için %220’ye varan çok yüksek bir yapılaşma oranına izin verilirken, konut inşaatı için bu oran sadece %20’dir ve bu oran bölgedeki mevcut konutları karşılamaya bile yetmemektedir.

Çevre sakinlerinin sayısız itirazının ardından, işgal belediyesine ait planlama departmanı, ticari alanları %200’e indrip konut inşaat oranını %40’a çıkarmayı ele almıştır. Ancak proje, Cebel el-Mukabir arazisinin 90 dönümünden fazlasını kaplayarak 57 evin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olduğu için Filistinli çevre sakinleri için bir tehdit olmaya devam etmektedir.

Cebel el-Mukabir Arazi Savunma Komisyonu’nun öncülüğünde yürütülen hukuki çabalar ve avukat Raid Beşir’in ofisi aracılığıyla sunulan 37 bireysel itiraz sonucunda, 35 evin yıkım emri beş yıl süreyle askıya alınmıştır ve bu süre Temmuz 2021’de sona ermiştir. Veriler, sadece 22 evin ruhsat alabileceğini, geri kalan evlerin ise hala yıkım tehdidi altında olduğunu göstermektedir.

Çevre sakinleri ayrıca caddenin genişliğini 32 metreden 24 metreye, bazı kısımlarda ise 18 metreye indirmek istemişler, ancak işgal belediyesi tüm bu önerileri reddetmiştir.

Belediye, şehirdeki demografik dengeyi değiştirmek amacıyla, en az sayıda Filistinli nüfusa sahip en geniş araziyi kontrol etme politikasının bir parçası olarak, konut inşaatı için ayrılan alanı ticari genişleme lehine kasıtlı olarak azaltmıştır.

Öte yandan, inşa edilecek projelerin (oteller, iş yerleri, sanayi bölgeleri, köprüler ve tüneller) niteliği büyük yatırımlar gerektirmektedir. Bu da bu projelerin, hükûmetin geniş imkanlarından ve desteğinden yararlanan İsrailli ve yabancı iş adamları tarafından yönetileceğini göstermektedir.

Plan, işgal altındaki topraklarda Vadi Kadrun’dan başlayıp Dir el-Sunne bölgesinden geçerek Ebu Dis ve Doğu Savahira’yı birbirine bağlayan en uzun köprünün yanı sıra, Ebu Dis’in altından geçen ve Cebel el-Zeytun’ndan gelen başka bir tünelle birleşerek el-Zaim köyündeki askeri kontrol noktasına bağlanan bir dizi tünelin inşasını öngörmektedir.

 

  • 3. Aşama: Ayn el-Luze ile el-Zaim Kontrol Noktası Arası

Ayn el-Luze’deki tünel girişinden başlamakta, el-Mutlaa Hastanesi ve Cebel el-Zeytun’a doğru uzanmakta, dağın altındaki bir tünelden geçerek Kudüs’ün doğusundaki el-Zaim kasabasındaki askeri kontrol noktasında sona ermektedir. Burada, Nesc el-Hayat Caddesi veya eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett tarafından el-Siyade Caddesi olarak adlandırılan caddeyle birleşmektedir.

Bu aşamanın kapsadığı alan yaklaşık 3 kilometre uzunluğundadır ve bunun yaklaşık 1,6 kilometresi iki tünel ve iki büyük köprünün inşasını içermektedir.

Bu aşama, gerektirdiği mühendislik çalışmalarının ölçeği, özellikle büyük köprü ve iki ana tünel göz önüne alındığında, projenin en pahalı ve karmaşık aşamasıdır. Bu da inşasının yavaş ilerlemesine ve diğer ilgili projelerin tamamlanmasına bağlı kalmasına neden olmaktadır. 2022 itibariyle, bu bölümün inşaat çalışmaları henüz başlamamıştır.

İşgal ordusu, bu aşamanın uygulanmasına hazırlık olarak yolun bu bölümü için gerekli altyapının inşası amacıyla Filistin’in el-Tur mahallesindeki 55 dönümlük araziye el konulması emrini vermiştir.

Bu aşama, bir tarafta Doğu Çevre Yolu ile diğer tarafta Ma’ale Adumim yerleşimine doğru uzanan bölümü arasındaki bağlantının tamamlanmasını içermektedir. Bu da, el-Tur mahallesi altında uzun ve karmaşık bir tünelin inşasını gerektirmektedir. Bu tünel inşaatı henüz tamamlanmamış maliyetli bir projedir.

Bu aşamanın inşasındaki gecikme, başta yüksek maliyet ve mühendislik çalışmalarının zorluğu olmak üzere çeşitli faktörlerden kaynaklanmaktadır. Bu yol, Filistinlilerin yaşadığı bölgelerden geçen beş köprüyü içermektedir ve bunlardan ikisi, birinci aşamada Sur Bahir ve Vadi el-Humus bölgelerinde inşa edilmiştir.

 

Bu yazı Aljazeera tarafından hazırlanmıştır, çevirisi Kudüs’te Bugün ekibine aittir.