Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı Yahudileştirme planları, işgal makamlarının işgal altındaki şehri neredeyse tam olarak kontrol altına almak, tüm simge yapılarını, mekanlarını ve sembollerini tahrif etmek, Aksa’da Yahudi varlığını dayatmak, Kudüs sakinlerinin hayatlarını hedef almak ve buralara yerleşmek için sürdürdükleri sessiz ve kademeli bir savaş olarak tanımlanabilir. Yahudileştirmenin bazı alanları, işgal makamlarına fazla çaba harcamadan işgal altındaki şehrin bazı kısımlarını kontrol etme fırsatı sunmaktadır. Kudüs’ün mezarlıkları, Eski Şehir ve Mescid-i Aksa’ya yakınlıkları, tarihi ve kültürel simgeler olarak taşıdıkları önem nedeniyle, işgal makamlarının son yıllarda kontrol etmek, yıkmak ve yerine Yahudileştirme projeleri inşa etmek için yoğun çaba sarf ettiği alanlardan biridir.
Mezarlıkların Tarihi ve Dini Önemi
Kudüs, tarihsel, dini ve kültürel açıdan her zaman büyük bir öneme sahip olmuştur. Bu konum, 636 yılında Hz. Ömer’in şehri fethetmesiyle daha da sağlamlaşmıştır. O tarihten itibaren şehir, çok sayıda sahabe, tabiin ve alimi kendine çekmiş, Mescid-i Aksa bilgi ve kültür merkezi haline gelmiştir. Ubade b. Samit ve Şeddad b. Evs gibi birçok sahabe, ölümlerine kadar Kudüs’te ikamet etmiştir. Kabirleri bugün hala Mescid-i Aksa’nın doğu duvarı yakınında, Babü’r Rahme mezarlığında bulunmaktadır.
Birçok seçkin alim de şehri ziyaret etmiş ve buraya yerleşmiştir. Bunlardan biri, Mescid-i Aksa’da itikafa giren İmam Ebu Hamid el-Gazali’dir. Kudüs’e olan bu ilgi, Eyyubiler, Memlüklüler ve Osmanlı dönemlerinde de devam etmiştir. Bu mezarlarda, son yüz yıllarda çok sayıda alim, ileri gelen, salih ve ünlü kişinin gömülü olması, aktif bir medeniyet hareketinin ve bilimsel hareketin yaşandığını göstermektedir.
Kudüs’teki Müslüman Mezarlıklarına Bir Bakış
Kudüs’te beş Müslüman mezarlığı bulunmaktadır. Mamilla ve Hz. Davut mezarlıkları kısmen veya tamamen İsrail tarafından ele geçirilmiş olup, Kudüs sakinlerinin diğer mezarlıklara gömülmesi zorunlu hale gelmiştir. Kudüsteki Müslüman mezarlıkları şunlardır:
– Mamilla Mezarlığı: Kudüs’teki en büyük İslam mezarlığı olan bu mezarlığa Babullah Mezarlığı ve Zaytune el-Mille gibi çeşitli isimler verilmiştir. Mezarlık, Eski Şehir’in batısındaki Gavanime kapısından 2 kilometre uzaklıkta yer almakta ve yaklaşık 200 dönümlük bir alanı kaplamaktadır. Kudüs’ün Müslümanlar tarafından fethinden 1927 yılına kadar Müslümanların gömüldüğü ana mezarlık olmuştur. Mezarlıkta, 121’den fazla şeyh ve kadı mezarı da dahil olmak üzere birçok alim ve ileri gelen kişinin mezarı bulunmaktadır.
– Babü’r Rahme Mezarlığı: Mezarlık, Mescid-i Aksa’nın doğu duvarında yer almakta ve yaklaşık 23 dönümlük bir alanı kaplamaktadır. Babü’l Esbat’tan itibaren 261 metre boyunca, güneydoğu tarafında Aksa’nın duvarlarına bitişik olarak Emevi sarayları bölgesine kadar uzanmaktadır. Mezarlıkta, Ubade b. Samit ve Şeddad b. Evs gibi sahabelerin mezarlarının yanı sıra, Hz. Ömer ve Selahaddin Eyyubi dönemlerinde şehrin fethi sırasında şehit düşenler ile Filistin ve Kudüs’ten bir dizi seçkin alimin mezarı da bulunmaktadır.
– Mücahitler Mezarlığı: El-Sahira Mezarlığı olarak da bilinen bu mezarlık, Sahira kapısından birkaç metre uzaklıkta, Kudüs’ün tarihi mezarlıklarından biri olup, şehrin kuzey duvarında yer almaktadır. Selahaddin-i Eyyubi’nin şehri fethi sırasında şehit olanlar buraya gömüldüğü için Mücahitler Mezarlığı olarak adlandırılmıştır.
– Yusufiyye Mezarlığı: Bu mezarlık, Kudüs surlarının kuzeydoğu tarafında, Babü’r Rahme Mezarlığı’nın karşısında, Babü’l Esbat’tan Mescid-i Aksa’nın girişinin sağ tarafında yer almaktadır. Şehrin fatihi Selahaddin Yusuf el-Eyyubi’ye nisbetle “el-Yusufiyye” olarak adlandırılmıştır.
– Hz. Davut Mezarlığı: Siyon Dağı’nda, Hz. Davut Mahallesi olarak bilinen yerde bulunan mezar, üç bölümden oluşmaktadır ve bu bölümlerin tamamı el-Dacani ailesinin cenazelerinin gömülmesi için ayrılmıştır. İşgal makamları Kudüslülerin ölülerini buraya gömmelerini yasakladıktan sonra mezar artık kullanılmamaktadır.
Mezarlıkların Yahudileştirilmesi ve Kontrol Yöntemleri
İşgal makamları, Müslüman mezarlıklarını kontrol etmek için bir dizi sistematik yöntem kullanmaktadır. Bunların ilki, sahte mezarların oluşturulmasıdır. Binlerce sahte Yahudi mezarı, küçük çukurlar kazılarak, demir çubuklar, çimento ve Davut yıldızı işlenmiş taşlarla doldurularak yerleştirilmekte, eski görünmeleri için görünüşleri değiştirilmektedir. Bu mezarların amacı, buralarda kalıcı ve eski bir Yahudi varlığı olduğu yönündeki uydurma söylentileri pekiştirmek, Arap ve İslam kimliğini silmektir. Bazı Filistinli kaynaklara göre, Kudüs’te 7.000’den fazla sahte mezar yapılmıştır.
Sahte mezarların yanı sıra, işgal kuvvetleri mezarlıklara doğrudan saldırarak kazmakta, türbeleri ve diğer yapıları yıkmaktadırlar. Buna mezarlıkların yıkılması ve düzleştirilmesi, mezar taşlarının kırılması, Müslüman mezarlarının kazılması, kalıntıların çıkarılması ve uygun olmayan bir şekilde tek bir yerde toplanması da dahildir. Mamilla mezarlığı 2010 ve 2011 yıllarında buldozerlerle yıkılmış ve onlarca mezar tahrip edilmiştir. Yusufiyye’deki mezarlar da sistematik bir tahribata uğramıştır. Mamilla mezarlığı’nda, 2008 ve 2009 yıllarında beş ay boyunca yaklaşık 1.500 mezarın kazılmasına şahit olunmuş ve Babü’r Rahme mezarlığı, yukarıdakiler dahil olmak üzere neredeyse her gün saldırılara maruz kalmış ve ayrıca kesik bir eşek kafası yerleştirilerek, içinde açıkça Yahudi ritüelleri gerçekleştirilerek kutsiyeti ihlal edilmiştir.
Restorasyon çalışmalarını ve yeni vefat edenlerin gömülmesini önlemek, işgal makamlarının tarihi mezarların restorasyonunu engelleme ve önleme çabalarından bazılarıdır. Bu kısıtlamalar bağlamında, 2007 yılından bu yana Kudüslülerin Babü’r Rahme mezarlığının belirli bölümlerine ve 2014 yılından bu yana da Yusufiyye mezarlığının kuzey bölümüne gömülmeleri yasaklanmıştır. Bu el koyma, işgal makamlarının bu alanları bahçelere ve yerleşim projelerine dönüştürmek amacıyla yasaklamaları ve tekrar tekrar saldırmalarının ardından gerçekleşmiştir. İşgal makamları, mezarlıkların bir kısmını (ulusal veya milli) “Tevrat Bahçeleri”ne dönüştürmeyi ve böylece işgalin Talmudi anlatısına hizmet eden turistik boyutlu yerleşim projelerine dönüştürmenin önünü açmayı amaçlamaktadır. Babü’r Rahme mezarlığı, toplam 1.100 dönümlük bir alanı kapsayan “Tevrat Bahçeleri” projesinin bir parçası olarak hedef haline gelmiştir. Mamilla mezarlığındaki yerleşim projeleri, diğer mezarlıklara da neler olabileceğinin bir örneğidir.
Babü’r Rahme Mezarlığı’nın Hedef Alınmasının Arka Planı ve Amaçları
Özellikle Babü’r Rahme mezarlığına yönelik saldırılarda tehlikeli bir artış yaşanmıştır. Bu mezarlık, Mescid-i Aksa’ya yakınlığı, doğu avlularının ve Babü’r Rahme Mescidi’nin kullanımı ile ilgili konumu nedeniyle hedef alınmıştır. Bu mezarlığın hedef alınması rastgele bir karar değil, sürekli Yahudileştirme çabasının bir parçasıdır.
İşgal yönetiminin Babü’r Rahme mezarlığını hedef almasının amacı, Mescid-i Aksa’yı bölme planını desteklemektir. Bu plan, Aksa’nın çevresi üzerinde doğrudan ve yoğun bir kontrol sağlanmasını ve doğu duvarının altında daha fazla kazı yapılması hedefini içermektedir. Ayrıca şehrin Arap ve İslami kimliğini ortaya çıkaran tüm simgesel yapıları ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Mezarlığın tamamı veya bir kısmı üzerinde tam kontrol sağlanması, askıya alınmış bir monoray projesi için gerekli bazı tesislerin mezarlığın bir kısmı üzerine inşa edilmesi planlanmaktadır.
Son yıllarda bu mezarlığa yönelik doğrudan saldırılar artmıştır. 2023 yılının sonunda, yerleşimciler Yahudi dini inançlarına göre mezarlığın dış duvarına kesik bir eşek kafası asmışlardır.
Bu yazı Kudüs Araştırmaları Uzmanı Ali İbrahim tarafından kaleme alınmıştır, çevirisi Kudüs’te Bugün ekibine aittir.
